Header Ads

"Kendimi Özgür Hissettim"

"Norveç korkutucu bir yer değil. Şehirler seni yutmuyor. Trafiğin yavaş aktığı, insanların ağır ağır yürüdüğü bir yer burası" diyen Deniz, "dünyanın en mutlu ülkesi"nin üçüncü büyük şehrinden yazıyor.

Ev Geyi blog sitesinin öncülüğünde oluşturulan Gurbet Veri Bankası'na yazan Deniz Akın'ın yazısını Ev Geyi'nin izni ile paylaşıyoruz.


Kimsin, nesin? Nerede, ne zamandan beri yaşarsın? Neyle iştigal edersin?

Adım Deniz Akın. 2007’de master yapmak için Norveç’in Bergen şehrine taşındım.  Geliş o geliş, 10 senedir buradayım. Şu anda Trondheim’da NTNU’de doktora yapıyorum.

Yolun gurbete düştüğünde ilk olarak neler hissettin? Yeni bir ülkede olmanın duygu durumu sende nasıl karşılık buldu?

Kendimi özgür hissettim. Norveç korkutucu bir yer değil. Şehirler seni yutmuyor. Trafiğin yavaş aktığı, insanların ağır ağır yürüdüğü bir yer burası. Benim bünyemi bu sakinlik allak bullak etmişti.

"İnsanlar terlikle okul koridorlarında gezerler"

Ülke değişikliğinin çalışma hayatına yansımaları neler oldu? İş ortamının uyum sağlamana (veyahut da sağlayamamana :) stres yok, hangimiz en zayıf halka gibi hissetmeden bir ömür sürebiliyor ki?) etkisini nasıl deneyimledin?

Norveç üniversitelerinde alt-üst ilişkisi pek yoktur. Profesörlere ilk isimleri ile hitap edilir. Resmi kıyafet uygulaması yok. İnsanlar terlikle okul koridorlarında gezerler. Ben kendimi çok rahat hissettim. Belki de ben çok şanslıyım.



Arkadaş edinmek ve kendi sosyal çevreni kurmak ne kadar kolay (ya da zor) oldu? Kendi background'un, kişiliğin ve bulunduğun yer bu denklemde nereye oturuyor?

Norveçlilerle yakın arkadaş olmak zaman alıyor. İçe kapanık bir toplum, herkesin etrafında şeffaf bir koruma kalkanı var. Duygularını çok dışa vurmayı sevmeyen bir toplum burası. İlk 1-2 yıl boyunca hep yabancı arkadaşlarım oldu. Onlarla çok daha rahat iletişim kurabildim. Şu anda, Norveçli 2-3 iyi arkadaşım var. Diğerleri sadece “tanıdık”.

Türkiyeli diğer expat'lerle iletişiyor musun? "Hiç çekemem, benden uzak olsun"cu musun, yoksa "bazen beni sadece bir Çorumlu anlayabilir"ci mi?

Trondheim’da çok güzel bir expat grubumuz var. Haftada 2-3 gün mutlaka görüşürüz. Kendi dilinde sohbet edip gülmenin tadı bambaşka.



"Norveç, sırf TR değil, birçok Avrupa ülkesinden çok daha açık bir toplum"


Gurbetle sıla karşılaştırması yapacak olsan? Kültür olur, iş etiği olur; hangi bakımdan karşılaştırmak istersen...

Burası insan-odaklı bir toplum. İşçi haklarının, insan haklarının, kadın haklarının, cinsel azınlıkların haklarının korunduğu bir ülke. Yabancı da olsan burada kendini son derece güvende hissediyorsun. Norveç, bu anlamda sırf TR değil, birçok Avrupa ülkesinden çok daha açık bir toplum.



Gurbetteyken TR'de olup bitenlere nasıl bir mesafede duruyorsun? Ülke gündeminin kendi hayatına yansımaları neler oluyor?


Gündemi takip ediyorum elbette. Orada çocukluğum ve gençliğim geçti. Bütün ailem Türkiye’de. Mesafe diye bir şey yok . Ben de fırsat buldukça hep gidiyorum.

"Bir ülkenin kendi dilini konuşmak sizin fırsatlarınızı bir anda katlıyor"


Diğer expat'lere ya da adaylarına, "ben ettim sen etme" ya da "sen de yap güzel oluyor" yollu önerilerin?

Dil öğrenmeye ağırlık versinler. Nasıl olsa İngilizce biliyorum demekle olmuyor. Bir ülkenin kendi dilini konuşmak sizin fırsatlarınızı bir anda katlıyor.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.