Header Ads

Norveç Günlükleri - Bölüm 1


Tam 10 yıldır Norveç hayaliyle yanıp tutuşurken bugün bu hayalimin gerçek olmasının mutluluğuyla Stavanger'e uçmak üzere Esenboğa Havalimanı'ndan yola çıktım. Önce İstanbul ve Kopenhag'a uçacak oradan da Stavanger'e gidecektim.


Stavanger Solo Havaalanı'nda bagajımı teslim aldıktan sonra çıkış kısmında Universitetet i Stavanger (Stavanger Üniversitesi) tişörtlü gönüllü insanlar bizi gayet sıcak karşılamışlardı. Bu gönüllü öğrenciler genellikle bir önceki yıl gelen uluslararası öğrencilerdi ve hatta Uluslararası Ofis'te görevli bir adam da vardı. Hepsi yeni gelen öğrencilere hem sıcak bir karşılamak yapmak hem de kendilerini evlerinden uzak hissetmemeleri için ellerinden geleni yapmaktaydı. Üniversite uluslararası öğrenciler için iki gün boyunca havaalanında yurtlara özel servis ayarlamıştı. Otobüsün gelmesini beklerken oradaki öğrencilerle tanışma fırsatını yakaladık. Herkes bu deneyim için çok heyecanlı, hatta bir kısmı benim gibi Norveç'e gerçekten çok isteyerek gelenlerdi.


Scandic Airport Hotel'den kalacak yerimizin anahtarını alıp, otobüslere binmeye başladık. Kimseyi mağdur etmemek için, tüm yurtlara uğrayıp öğrencileri bıraktılar. Ben ise gerçekten çok şanslıydım çünkü kalacak yerim üniversite kampüsünde kırmızı kulübeler olarak nitelendirilen yurtlarda kalacaktım. Sonunda yurda geldim iki katlı bu kırmızı bina 40 odadan oluşmaktaydı. Her katta bir mutfak ve oturma odasının birlikte bulunduğu büyük bir oda yer almaktaydı. Gerçi ikinci kattaki mutfağı daha sonradan keşfettik. Odalar tek kişilik ve herkesin kendine ait tuvalet ve banyosu bulunuyordu.

Eşyalarımı bırakıp başka bir Türkle birlikte bir şeyler almak için market arayışına girdik. Fakat Stavanger yağmurlarıyla meşhur bir şehirmiş ve biz de bu yağmurdan nasibimizi almıştık. İnternetimiz olmadığı için marketin nerede olduğunu bilmiyorduk. Yanımızdan geçen bir Norveçliden bize yolu tarif etmesini istedik. O kadar yardımsever ve kibar bir adamdı ki, bizi markete kadar götürdü. Her yer o kadar yeşil ki markete giderken bile küçük bir ormanın içinden geçtik.

Markette her şey tabii ki de Türkiye standartlarına göre çok pahalıydı. Markette dikkatimi çeken olay ise ekmekler dilimli olarak satılmıyor, ama dilimlemek istersen ekmek dilimleme makinesini kendin kullanıyorsun. Peynir, ekmek, müsli, salatalık, domates, süt, jambon, şampuan, duş jeli gibi basit ihtiyaçlarıma nerdeyse 130 TL harcadım. Yurda döndükten sonra bir şeyle atıştırıp, biraz penceremden dışarıdaki yeşillikleri izledim. Bu ülkede insan gerçekten huzuru hissediyor.


3 yorum:

  1. İyi yapmışsın Norveççe gelmekle
    Bende iki sene oldu burda yaşıyorum😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nihat Taner hocam size Norveç te ki meslekler hakkında bir kaç soru sormak istiyorum.Size ulaşabileceğim bir adres verebilir misiniz? Lütfen.

      Sil

  2. A person necessarily lend a hand to make critically posts I would state. This is the first time I frequented your web page and so far? I amazed with the analysis you made to make this actual publish incredible. Wonderful job! capital one login

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.